Dijital Dünya Saati

Google
 

10.2.08

GELİŞİMSEL KALÇA ÇIKIĞI BİLGİLENDİRME FORMU







Amaç: Toplumumuzu gelişimsel kalça çıkığı ve kalçaların normal gelişimi konusunda bilgilendirmek.



Gelişimsel Kalça Çıkığı ve Kalça Gelişim Bozukluğu Nedir?

Kalça çıkığı, eklemi oluşturan uyluk kemiğinin başı ile kalça yuvası arasındaki normal ilişkinin bozulması ve eklemin normal gelişememesi şeklinde kendini gösteren bir kas iskelet sistemi hastalığıdır. Kalçalar genellikle doğumu izleyen haftalar içinde çıkmakta, bebeğin büyümesi ile kalça gelişimi geri kalmakta ve zamanla kötüleşmektedir.
Kalça ekleminde çıkık olmadan görülebilen eklem gelişim bozukluğu da önemli bir problemdir. Kalça gelişimi geri kalmakta, çıkığa meyil görülmekte, genç yaşta ağrı ve kireçlenmelere neden olabilmektedir.



Ülkemizde Görülme Sıklığı Nedir?



Gelişimsel kalça çıkığı ortopedinin ve ülkemizin önemli sağlık problemlerinden biridir. Ülkemizde yapılan araştırmalara göre ortalama yeni doğan her bin bebekten 15’inde (200 yeni doğan içinde 3 kişi) gelişimsel kalça çıkığı veya çıkığa meyil görülmektedir. Bu oran dünya ortalamasının üstündedir ve anne ve babadan gelen kalıtsal özellikler yanında çok daha önemli olarak yanlış geleneksel uygulamalardan kaynaklanmaktadır.



Gelişimsel Kalça Çıkığı Neden Oluşmakta ve Kimlerde Görülmektedir?



Nedeni tam olarak açıklanabilmiş değildir. Fakat ailenin ilk çocuklarında, kızlarda, makat gelişle doğanlarda, ailesinde kalça çıkığı olanlarda, çoklu doğumlarda, hamilelik sırasında su azalması (oligohidramniyoz) saptananlarda, iri doğanlarda daha sık rastlanmaktadır. Bu riskler sezeryan doğumla azalmamaktadır. Boyun eğriliği (tortikolis), ayak eğrilikleri (PEV, metatarsus adduktus) gibi diğer kas iskelet sistemi hastalıkları olanlarda gelişimsel kalça çıkığı bulunma olasılığı biraz daha yüksektir. Doğarken çıkığa meyilli olan bebeklerin genellikle bir takım çevresel faktörlerle (kundak, baş aşağı sarkıtma, yanlış egzersizler vb yanlış bir takım geleneksel alışkanlıklar) kalçalarının çıktığı yapılan araştırmalarla ortaya konmuştur.



KALÇA ÇIKIĞINDA ERKEN TANI MÜMKÜNDÜR.

Her bebek kalça çıkığı açısından doğumu izleyen en kısa sürede bir ilgili çocuk hastalıkları veya ortopedi uzmanı tarafından muayene edilmelidir. Sadece klinik muayene ile çıkık kalçaların önemli bir kısmı gözden kaçabilmektedir. Tanı amacıyla çekilen röntgen filmlerinden genellikle ilk 6 ayda kısmi bilgi alınabilmekte, bu nedenle kesin tanıya ulaşılamamaktadır.
Günümüzde ultrasonografi ile bebek doğduğu andan itibaren kalça çıkığı ve gelişim geriliği tanısı konabilmektedir. Böylece kalça çıkığında tedaviye hemen başlama imkanı doğmaktadır. Gelişim geriliği probleminde kalçalar normal sınırlara ulaşıncaya kadar izlenmekte ve gerektiğinde tedavi uygulanmaktadır. Özellikle riskli bebekler ilk 45 gün içinde mutlaka ultrasonografi ile muayene edilmelidir. Diğer yeni doğanların ilk 90 gün içinde ultrasonografi ile muayene edilmeleri önerilmektedir.

Gelişimsel Kalça Çıkığı Nasıl Tedavi Edilmektedir?



Erken dönemde basit yöntemlerle düzeltilip normal kalça elde edilebilirken geç kalınanlarda normal kalça elde edilememekte ve hastaya ancak yardımcı olunabilmektedir. Eğer kalça yerine oturuyorsa tedavi için ilk 6 ay içinde bandajlama veya ortez kullanımı, 6. ila 18. ay arasında alçılama genellikle yeterli olmaktadır. Eğer çıkık kalça yerine kolaylıkla ve tam oturmuyorsa tedavi için ameliyat kaçınılmazdır. Ne kadar erken yakalanırsa o kadar iyi sonuç alınmakta, gecikmesi halinde birden fazla ameliyat gerekmekte ve hatta ileri erişkin yaşlarda kalça artroplastisi denen eklem değiştirme ameliyatlarına ihtiyaç duyulmaktadır. Kalça çıkığı tanısı konanlarda hastanın ömür boyu düzenli takibi gereklidir. Bu hastalara uygulanan tedavilerin kayıtları, çekilen röntgen grafileri, hastalara verilen taburcu notları ömür boyu saklanmalı, bu belgeler hastaneye kalça yakınması ile her gelişte mutlaka yanında bulundurulmalıdır.



KALÇA ÇIKIĞI ÖNLENEBİLİR BİR HASTALIKTIR



Pek çok hastalıkta olduğu gibi gelişimsel kalça çıkığında da söz konusu olan genetik temeller akraba evliliğinin durdurulmasının bu hastalığı önlemedeki önemini ortaya koymaktadır.
Doğumlar hastanelerde sağlıklı koşullarda gerçekleştirilmeli, yeni doğan her bebek hemen kayıt altına alınmalı, anne ve babalara bu konuda bilgi verilmeli, bebekler özellikle ilk 1 yıl içinde sık sık muayene edilmeli, kalça çıkığı tanısı konan kişiler ve aileler daha yakından gözlenmelidir.
Gelişimsel kalça çıkığının önlenmesi toplumun her basamağının (Büyük anne-büyük baba, anne-baba, çocuklar, gençler, ebe, hemşire, doktor) bu konuda eğitilmesi ve bilginin davranışlara yansıması ile mümkündür.
Kalçaların sağlıklı gelişimi için bebek kalçalarının normal gelişimine izin vermek gereklidir. Bebek kalçalarının gelişimine nelerin olumsuz etki yaptığı bilinmeli ve bunlardan kesinlikle uzak durulmalıdır. Bebeklerin kalça ve dizleri ilk aylarda katlı durur, dizler yanlarda bacaklar birbirinden ayrıktır. Bir boy büyük ara bezlerini bebeklerin kalçalarının ön kısmı açık kalacak şekilde göbek üzerinden bağlamak dizlerin birbirinden ayrık ve kalçaların katlı durmasına yardımcı olur. Bebeklerin altını sadece ara bezi ile bağlamak ve üşümemesi için üzerini battaniye ile örtmek en kolay uygulanabilir sağlıklı giyinme yöntemi olarak değerlendirilmelidir. Kalçaların ve bacakların pozisyonunun korunması kalçaların sağlıklı gelişimi için çok önemlidir. Normal duruş pozisyonunu zorlayarak değiştiren her davranışın kalça üzerine olumsuz etkisi görülür. Kundaklamanın kalça ve dizleri bir çubuk gibi sürekli düz tutmak suretiyle zorlayarak kalça çıkığına yol açtığı tavşanlarda yapılan deneysel çalışmalarla bilimsel olarak ispat edilmiştir. Doğumu izleyen ilk 40 gün içinde yapılan banyolar sırasında bebekleri ayaklarından tutarak baş aşağı sarkıtmak kalçaları çıkığa zorlamaktadır. Bebeğin boyunu ölçmek için kalçaya ve dizlere aşırı bastırılmamalıdır. Bacakları uzatma ve dizleri birleştirme şeklinde egzersiz yapılmamalıdır. Bebeği taşırken, beslerken veya altını değiştirirken kalça ve dizlerin birbirinden ayrık, dizler ve kalçaların katlı olmasına özen gösterilmelidir. Kalça çıkığı veya gelişim geriliği tanısı konan hastaların çoğunda, yakınlarının bu olumsuz davranışları tespit edilmektedir. Olumsuz davranışlara rağmen tesadüfen sağlıklı kalabilenlerin varlığı bu hareketin doğru olabileceğini düşündürmemelidir.



LÜTFEN ÇİÇEKLERİN YAPRAKLARINA, BEBEKLERİN BACAKLARINA DOKUNMAYINIZ!



HER BEBEĞİN KALÇASININ NORMAL OLUP OLMADIĞI ERKEN DÖNEMDE (TERCİHEN İLK ÜÇ AY İÇİNDE, AMA KESİNLİKLE 6. AYDAN ÖNCE) ORTAYA KONMALIDIR.



BEBEKLERE İLK 6 AY İÇİNDE YAPILACAK ARDIŞIK, SIK KLİNİK MUAYENE İLE (Doğumdan hemen sonra, 1. gün, 15. Gün, 45. Gün, 90. Gün, 180. gün) KALÇA ÇIKIĞI OLGULARINA TANI KONABİLİR.



MÜMKÜN İSE HER BEBEĞE DOĞUMU İZLEYEN İLK ÜÇ AY İÇİNDE ULTRASONOGRAFİ İLE KALÇA MUAYENESİ YAPTIRILMALIDIR.












KALÇA ÇIKIĞININ ÖNLENMESİNDEN TOPLUMUN HER BASAMAĞI, HER BİREYİ SORUMLUDUR.

KALÇA ÇIKIĞININ ERKEN TANISI ANNE BABA VE İLGİLİ TÜM SAĞLIK ÇALIŞANLARININ SORUMLULUĞUNDADIR.
KALÇA ÇIKIĞININ ERKEN VE ETKİLİ TEDAVİSİ ORTOPEDİ VE TRAVMATOLOJİ UZMANLARININ SORUMLULUĞUNDADIR.



Doç. Dr. Murat Üzel

2 yorum:

Murat Yemenici dedi ki...

Hocam, özellikle dikkat edilmesi gereken hususlardaki detaylı açıklamalarınız için teşekkür ederim.

Adsız dedi ki...

Maalesef bende de kalça gelişim bozukluğu varmış. Ne yazık ki 27 yaşında öğrendim. Kireçlenme var dedi dr. Ama ilaç tedavisi vermedi. Neler yapabilirim ağrılarımı hafifletmek için